— Genel —

Emzirme ve doğanın en büyük mucizesi: Anne sütü

Bildiğiniz üzere 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası olarak kutlanmaktadır. Bence bu hafta anne sütü ve emzirmeye dair yeni anneler ve anne adaylarında farkındalık yaratmak adına yapılması gereken çok iş var. İki çocuğunu toplamda 40 ay (şimdilik) emzirmiş biri olarak payıma düşeni aşağıdaki yazı ile yapmış olmayı hedefliyorum. Yeni anneler ve anne adaylarına faydalı olacağını umarım.

Hamilelik ile birlikte kafamızda oluşan bebek bakımına ilişkin sorulara doğumla birlikte kaygı ve endişe eklenir. Anne karnında yaklaşık olarak 9 ay geçiren bebeğiniz, doğduğundan itibaren günün her dakikası size ihtiyaç duymakta ve siz gereksinimlerini bilmediğiniz canınızın en küçük yongası ile başbaşasınız. Kaygılanmanız çok doğal, hatta kaygılanmanız bebeğinizin bakımı için sarfettiğiniz çabanın ilk adımı.. Tabi ki ölçüsünde olmak kaydıyla..

Yenidoğan beslenmesi

Annelerin evin en küçük üyesi ile başbaşa kaldığında en çok kaygı duyduğu konuların başında bebeğinin beslenmesi gelir. Aslında bu kaygı, daha çok çevresindeki bilgi kirliliği yüksek (sözde) deneyimli annelerin fikirlerinden beslenen bir kaygı.. Bebeğiniz dünyaya geldiği o ilk günlerde bebeğinizi görmeye gelen hemen hemen herkesin ilk cümlelerinden biridir; karnının doyup doymadığı, sütünüzün yetip yetmediği.. ve hatta miniğiniz o sırada ağlamayagörsün, işte havada uçuşan cümleler: ‘karnı acıktı kesin’ ‘ne zaman emdi ki en son?’ ‘Doymadı belki de’ ‘mama veriyor musun?’ ‘Doktora götürsen belki mama başlatır’ ‘Emmeyen bebek de çok zor vallahi’…ve ardından çevreden yaşanmış örnekler: emmeyen bebekler, sütü gelmeyen anneler, mamayla da gayet sağlıklı büyüyebilen bebekler…konu konuyu açar gider.. Bir garip anne kalır aklındaki kaygılara eklenen soru işaretleri ile, bir de baba; bir yanında lohusa eşi diğer yanında ağlayan bebeği ve çorbaya dönmüş aklı ile..

Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF bebeğin ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesini, 6 aydan sonra ise uygun besinlerle emzirmenin desteklenerek 2 yaş veya üzerine kadar emzirmenin devam etmesini öneriyor. Yenidoğan döneminde emzirmenin miktarı konusunda net ve kati bir bilgi sağlanamamakla birlikte; bebeğin doğumdan sonraki ilk bir saat içinde emzirilmeye başlanması, her istediğinde emzirilmesi, haftada 150-250 gram alması koşulları birlikte sağlandığında anne sütünün yeterli olduğu kanaati oluşmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’in emzirme ile ilgili ortak bildirisi olan ‘Başarılı Emzirmede On Adım’ bildirisine buradan ulaşabilirsiniz.

Emzirme dönemini etkileyen faktörler

  • Annenin yaşı ve eğitim düzeyi
  • Annenin kendini emzirmeye hazırlaması ve psikolojik durumu
  • Annenin çalışması
  • Annenin emzirmeye ilişkin olumlu/olumsuz deneyimleri
  • Emzirmeye başlama zamanı
  • Doğum şekli

Sezaryen ile yapılan doğumlarda anne sütü normal doğuma göre daha geç gelebilmekte, ancak ileriki dönemlerde  doğum şeklinin emzirmeye etkisi kalmamaktadır. Bununla birlikte emzirmeye doğumun ardından ilk bir saat içinde, hatta mümkünse hemen başlanması bebeğin daha uyanık ve hazır bir şekilde ilk emme işlemini gerçekleştirmesini sağlamaktadır. Ayrıca annenin yaşı, eğitim düzeyi ve emzirme ile ilgili bilgi düzeyi arttıkça emzirme oranının arttığı bilinmektedir. Annenin emzirmeye ilişkin olumlu düşünceleri bulunması, psikolojik olarak hazır olması da anne sütünü arttırıcı ve emzirme süresine etki eden faktörlerdir.

Anne sütü bileşenleri

Anne sütü bebeğiniz için mucizevi bir kaynak ve hayatının ilk iki yılında gereksinim duyduğu besin maddelerini en uygun miktar ve kalitede içeren bir besin maddesidir. İki yıl boyunca emzirmenin önerilmesinin sebebi hayatın ilk iki yılının büyümenin ve gelişimin en hızlı olduğu; doğru ve yanlış beslenmenin ileriki yaşlara yansıyan önemli etkileri bulunduğu dönem olmasıdır. Bileşenlerini karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller ve enzimler oluşturmaktadır. Anne sütü ilk altı ay bebeğin su dahil tüm gereksinimlerini karşılayacak niteliktedir. İçeriği sayesinde formül mamalara göre çok daha kolay sindirilir.  Ayrıca anne sütü her zaman bebeğin ihtiyacı olan sıcaklıkta ve kalitededir.

Nutritional Neuroscience dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre anne sütü içeriğinin gündüz ve gece farklı olduğu ortaya çıkmıştır. Gündüz üretilen sütün uyarıcı etkiye sahip, gece üretilen sütün ise uyumayı kolaylaştırıcı içeriği bulunduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca bebeğin emmeye başladığında ilk olarak gelen ön süt, yoğunlukla su, vitamin ve protein içermekteyken; emmenin sonunda salgılanan son süt ise büyük ölçüde yağdan oluşmakta ve bebeğin enerji ihtiyacını karşılamaktadır.

Anne sütünün yararları

  • Anne sütü içeriği sayesinde bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Sindirimi kolaydır.
  • Her zaman hazır, bebeğin ihtiyacı olan içerikte ve sıcaklıktadır.
  • Ekonomiktir.
  • Biyolojik fonksiyonları düzenler, organ ve sistemlerin büyümesini sağlar.
  • Anne ve bebek arasındaki bağı güçlendirir ve bebeğin ruhsal gelişimine katkıda bulunur.
  • Emzirme sırasında kurulan yakın temas annenin bebeğini benimsemesine ve bebeğin sağlıklı kişilik kazanmasına fayda sağlar.
  • Her zaman taze, temiz, mikropsuz ve doğaldır.
  • Emziren annelerde meme ve rahim kanserine yakalanma riski daha azdır.

Emzirme sırasında karşılaşılabilen olumsuzluklar

Yenidoğan bir bebeğin emzirilmeye başlanmasında en sık karşılaşılan sorun meme uçlarında oluşan yaralardır. Meme ucu yaralarının en önemli sebebi yanlış emzirme pozisyonlarıdır. Henüz yeni dünyaya adapte olmaya çalışan ve minicik bir ağzı olan bebeğinize doğru emzirme pozisyonunu aldırabilmeniz çok kolay olmayacaktor elbette, ancak doğru emzirme yöntemleri ile ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Doktorunuzun muayene sonrası vereceği kremleri kullanmalısınız. Bununla birlikte emzirme aralarında göğüs uçlarınızın ıslak kalmamasına dikkat etmeli, hava almasını sağlamalı, eğer kullanıyorsanız göğüs pedlerinizi sık sık değiştirmelisiniz. Ben bu duruma çare olarak Philips Avent göğüs kalkanı kullandım, ve 1 ayda geçmeyen yaralarım 3 günde iyileşme gösterdi. Ayrıca emzirme aralarında sızan anne sütünü biriktirmek için de ideal bir ürün olarak öneririm.

Emzirme sırasında karşılaşılabilen başka bir sorun ise süt kanallarında tıkanıklıktır. Bebeğinizin ihtiyacına göre artan sütünüz süt kanallarında birikerek tıkanıklığa sebep olabilir. Bebeğinizi emzirdikten sonra kalan sütü sağarak depolayabilir,  daha sonraki ihtiyaçlarınızda kullanmak üzere saklayabilirsiniz. Sağlık Bakanlığı’nın anne sütü saklama talimatına buradan ulaşabilirsiniz.

Mastit (meme iltihabı) emzirme döneminde karşılaşılabilen başka bir sorundur. Kas ağrısına, ateşe, göğsünüzde kızarık ve sıcak bir bölge oluşmasına sebep olabilir. Bu belirtilerle karşılaşmanız halinde mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Doktorum bebeğin burnunun şişlik ve hassatiyetin olduğu yönü gösterecek pozisyonda emzirmemi tavsiye etmişti ve ilaç kullanmadan o dönemi atlatmıştım. Siz de farklı pozisyonlarda emzirmeye devam ederek ağrı ve acı hissinde rahatlama sağlayabilirsiniz.

Her türlü zorluğa rağmen kendinizi emzirme konusunda telkin etmelisiniz,  çünkü emzirme fizyolojik olduğu kadar psikolojik bir eylemdir. Ancak herşeye rağmen yine de emziremezseniz doktorunuz bebeğiniz için en sağlıklı formül mamayı tavsiye edecektir.

İlk çocuğunu 22 ay, 17 aylık ikinci çocuğunu ise halen emziren çalışan bir anne olarak paylaştım; görüşlerimi ve okuduklarımı.. Faydalı olmasını dilerim..

Emzirme haftanız kutlu ve farkındalık dolu olsun..

Unutmayın; anne sütü doğanın en büyük mucizesidir..Sevgi ve saygılarımla..

02.08.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir